Yazı Detayı
05 Şubat 2016 - Cuma 23:11 Bu yazı 1212 kez okundu
 
BEKLEYİŞ
FERDA YALÇIN
ferdayalcinaksoy@gmail.com
 
 

Bisikletinin iki tekeri vardı.Aklının içindeki tekerleklerin sayısını tasavvur edemiyordu.O kadar çoktular ve o kadar farklı sesler çıkarıyorlardı ki …Bir filmin kareleri gibi hızla pedal çevirirken gözlerinin önünden geçen doyumsuz manzarayı görmüyordu bile.Aklının kuytularında geçmişe dair izler çıkıyordu karşısına.
Kimi zaman bir sert rüzgar,kimi zaman dolu,kimi zaman da bir ılık bahar rüzgarıydı yüzünü yalayıp geçen…
“Kaç,kaç kurtul,kaçmalısın ,kurtulmalısın “diye bağıran iç sesini hiç bu kadar iyi dinlememişti oysa.Kaçıyordu farkına varmadan ne kadar hızlı pedal çevirdiğinin.Bu farkında olmama hali uzun sürdü.Ciğerleri patlayacaktı nefessizlikten.Boğulmak üzereydi artık.Soluklanmak istedi;olmadı…Kan emici yarasalar gibi düşünceler dehlizlerinden çıktı o anda ,durmamalıydı.
Onunlayken en çok sevdiği şey yağmurdu.Usul usul yağan yağmura bisiklet gezileri eşlik ederdi,sırt çantalarındaki wolkman den yayılan melodi dağılırdı sessizliğe.”yağmur yağsın isterdim bu sabah…..merhaba soylu sevdam merhaba “ile yankılanırdı dört bir yan.Ne mutluluktu o anlar bitmesin diye uzadıkça uzatılan…
Artık ağırlaştı pedallar , gözlerinden akan yaşlar önünü görmesine engeldi.bir eliyle direksiyonu tutmaya çalışırken,bir eliyle gözlerini siliyordu.Bir umut ,evdeydi belki de! Dağın yamacındaki evde bacadan duman tütmesini diliyordu. Olabilirdi. Olasılıklar kemirgenleştikçe huzursuzluğu arttı. Ama artık derman kalmamıştı dizlerinde.Çabuk olmalıydı,gidemiyordu.Yorulmuştu.Kelimeler kesik kesik çıksa da “hatıralar sardı dört bir yanımı “ diye şarkı söylemeye çalışıyordu. Az kalmıştı, durmamalıydı.
Işığın açık olması,bacanın tütüyor olması hayatının anlamıydı, kapının açılacağı anı sabırsızlıkla bekliyordu.Koşar adım giriyordu içeriye.Biliyordu canının onu nasıl özlemle karşılayacağını,sımsıkı ilk kezmiş gibi sımsıkı sarılmalara alışmıştı.Yine şöminenin karşısında o tarifi imkansız güzellik bekliyordu onu. “Gönlümün ışıltısı hoş geldin “ diyordu.Ve hemen nokta konmadan bırakılmış koyu sohbetlere dalıyorlardı.”bu gece bir değişiklik yapalım mı ?(sanki her gün aynı mıydı ,değildi.nasıl bir renkti o,her gün her gece bambaşka kimlikler ,bambaşka hazlar yaşıyorlardı,bu gece ki değişiklik ilk değildi ki!)Bir beste yapalım be gece ikimizden sonsuza kalacak,ne dersin?Kabul dü senden gelen her şey kabülümdü.Hadi o zaman dedi ve notalar,sözler,özlemler,aşk,hırs,yalnızlık,acı,anılar her şey ama her şey gözlerden .dudaklardan öylesine dökülmeye başladı ki gün ağarıyordu neredeyse.Mutluluğun kokusu,dağ menekşelerini kıskandıracak kadar büyüleyiciydi.Uyku öncesi son sabah dansının havasına kaptırıvermişlerdi.Dünya dönmeyebilir,yok olabilirlerdi.
Kapıyı olanca hızıyla kırarcasına açtı. Kalbi duracaktı.”Burada ol ne olur ,burada ol” diye korkarak söylendi.Çıkmıyordu lanet olası sesi. Boğazı kurumuştu,bir kapı gıcırtını andırıyordu çıkardığı ses.Can havliyle bir kez daha denedi: “Haluk Haluuuk ,nerdesin?
Boğulmak buydu,nefessiz kalmak ,ölmek buydu.Nasıl umutlanmıştı.Oysa yıllardır tek kelime ile incitmediği “Haluk” yoktu.Gideceğini söylediğinde inanmamıştı.Ama her şey bitti ,gitmişti.Yoktu.Yokluk duygusu hiç bu kadar acıtmamıştı.Terkedilmişti. Ama neden? Neden?
Yoktu nedeni, bitmişti bir şeyler .Çöktü dizlerinin üzerine bunları düşünürken.Ağlayamıyordu bile…
Bütün evi dolaştı gözleri, başı dönüyordu anıların çığlığıyla.Her dokunuşunda ,gözlerinin her dokunuşunda evin noktalarına canı yandı,can yanması değildi de anlatamıyordu yüreğine; acı ,hüzün ,terk edilmişlik ses veriyordu sesine.Her yerde o vardı gülümsüyordu.Koşar adım kapıdan fırladı,Sırf manzarası için her şeyi terk edip geldikleri kulübenin muhteşem gecesine uzandı.Yok oluyordu,eriyordu,her şey silinmişti,bitmişti.Ne manzara,ne yarın ,ne yaşamak yoktu artık hiçbir şey.Uzun ,bitimsiz kopkoyu bir karanlık…
Sabahın ilk ışıklarına gebe karanlıklarda korkunç bir ses yankılandı dağlarda.Duyanın iliklerini,kemiğini donduracak kadar korkunç bir ses yankılandı dört bir yanda.Adı var mıydı bu yaşananın,Olmayacaktı.Uğultusu kulakları sağır eden silah sesine koştuğunda koyverdiği çığlık daha da ürkütücüydü.Haluk artık hayatın orta yerinde kör,sağır ,dilsiz ve nefessizdi. Asıl terk edilmişlik şimdi başlıyordu.Üstelik dönüşsüz bir vedaya.Sonsuz bir bekleyişti başlayan.O hiç gitmemiş,terk etmemişti,neden cezalandırılmıştı yüreği.Hiç anlamayacaktı.Elinde dağ menekşeleri düşünüp duruyordu.
Dal rüzgarı affetti ama ,kırılmıştı bir kere………

Ferda YALÇIN

10.04.2013 / Aktarım anında bu yazı 600 kez okunmuştur

 
 
 
Etiketler: yazi
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
57
0
5
3
18
26
2
Galatasaray
57
0
5
3
18
26
3
Fenerbahçe
54
0
6
3
17
26
4
Trabzonspor
48
0
6
6
14
26
5
Hatayspor
45
0
7
6
13
26
6
Gaziantep FK
43
0
6
10
11
27
7
Alanyaspor
42
0
8
6
12
26
8
Fatih Karagümrük
40
0
8
7
11
26
9
Göztepe
35
0
9
8
9
26
10
Antalyaspor
34
0
6
13
7
26
11
Sivasspor
32
0
7
11
7
25
12
Konyaspor
31
0
10
7
8
25
13
Yeni Malatyaspor
31
0
10
10
7
27
14
Kasımpaşa
29
0
13
5
8
26
15
Çaykur Rizespor
28
0
10
10
6
26
16
Kayserispor
25
0
12
7
6
25
17
Başakşehir FK
25
0
13
7
6
26
18
BB Erzurumspor
25
0
13
7
6
26
19
Denizlispor
21
0
15
6
5
26
20
Gençlerbirliği
21
0
15
6
5
26
21
MKE Ankaragücü
20
0
15
5
5
25
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı