Yazı Detayı
10 Haziran 2016 - Cuma 12:48 Bu yazı 1884 kez okundu
 
Doğru Bildiğim Yanlışlar
Fatma Madi Babuşçu
fatma_madi61@hotmail.com
 
 

Hikaye biraz karışık aslında, onun için nerden başlayacağımı da bilemiyorum.  Yaşadığım ülkenin sıradan bir vatandaşı olarak hayatıma devam ederken, gözümde herkes önce ‘insan’  iken,  kendimi de herkesin gözünde önce ‘insan’ olarak biliyor iken, bir gün öyle olmadığımızı anladım. Ülkemiz çok karışık ırklardan meydana gelmiş kocaman bir hoş görü yurdu olması gerekirken, bu birbirine girmiş ırklar  birbirleri için ‘ötekiymiş’ meğer. Meğer bizim ne Hacı Bektaş Veli’miz ne Mevlana’mız ne Yunus Emre’miz ne de diğer hoş görü denizlerimiz yokmuş. Biz her şeyi yanlış öğrenmişiz. Birlik olmaktan söz eden ne kadar kelam varsa yalanmış. Birincisi bunu öğrendim.

İkincisiyse ırklar,  göçler ve evlenmelerle birbirine ne kadar karışsa da kişinin kendini ait hissettiği ırktan olduğunu ama diğer ırklarla da mutlaka bir bağı olduğunu biliyordum, bildiğimi zannediyordum ki bu da külliyen yalanmış.

Irklarla dinin ilgisi olamaz.  Mesela Müslüman olmak için illa Arap olmak gerekmediğini,  Müslüman bir İngiliz’in Müslüman bir Arap’tan İslam açısından hiçbir farkı olmadığın biliyordum ki maalesef bu da doğru bildiğim üçüncü yanlışımmış.

Şimdi gelelim benim  bu yanlışları nasıl öğrendiğime.

Efendim ben Trabzon’un küçük bir köyünde doğdum ve  büyüdüm.  Bizim de doğudaki köylerden hiçbir farkımız yoktu. Kışın kardan günlerce  yollarımız kapanır, elektriklerimiz kesilirdi ki bizden yukarıdaki köyler bunu kısmen de olsa hâlâ yaşıyorlar.  Kışların dek sevindirici tarafı gurbette olan babalarımızın soğuk havada inşaatların durmasıyla evde olacak olmasıydı.  Arazilerimizin çoğu orman, dağ, taş olduğu için ekili arazimiz hep  ‘bize yetecek kadar’dır.  İlk ve ortaokuldaki  öğretmenlerimiz iklim şartlarının  doğu illerimizde de böyle olduğunu anlatırlardı. Bizlerde bilirdik ki doğunun ve kuzeyin çocukları aynı şartlarda yaşıyorlar. Farkımızın sadece bölgelerimizde yetişen meyve ve sebzelerden ibaret olduğunu bunu da kışların benzer olsa da yazların gösterdiği farklılıktan kaynaklandığını , aslında bölgeleri birbirinden ayıran en temel özelliklerin de iklim ve iklime bağlı  yetişen meyve ve sebzelerle birlikte yine iklime bağlı oluşan yaşam biçimlerinin belirlediğini öğreniyorduk coğrafya derslerimizde . Yedi coğrafi bölgeye ayrılmıştık ama biliyorduk ki bu yedi bölge bir araya gelince Türkiye olabiliyoruz. Irk, dil, din, mezhep bilmiyorduk mesela çocukken. Çünkü hepimiz çocuktuk ve büyüyünce de büyük insanlar olacaktık.

Lakin gelin görün ki tüm bunlar hiç yokmuş.  Yedi bölgesi  de birbirinden apayrı, birbirine ‘öteki’ymiş. Son yıllarda Müslüman olduğumuzu, ondan önce sap bile olmadığımızı öğreniyoruz şimdi mesela.  Allah razı olsun bizlere bunu öğretenlerden. Oysa benim  gibi cahiller doğduğumuz günden beri Müslüman olduğumuzu zannediyorduk, değilmişiz.  Biz yine de ömrümüzün bu döneminde bunu öğrendiğimiz için şanslıyız ya Osmanlı’dan öncekiler ? Onlar bunu asla bilemeyecekler.  Cumhuriyet tarihinde yaşamış ama 2000’leri görememiş olanlar da bunu bilemeyecekler.  Ama biliyoruz ki 2000’lerden sonra hoca ağlıyordu ve bizler gerçek Müslümanlar oluyorduk sayeinde!

Ortaokuldayken  kardan yolları kapanan köyümüzden  nahiyeye yürüyerek tam dört (4) kilometreyi konusu  ‘Orhun Anıtları’ olan yıllık ödevlerimizi  yapmak için boşuna yürüdük.  “Tek kaynak olmasın, farklı kaynakları da yazın.” diyen öğretmenimizi dinleyip, saatlerce kaynak aradığımız hep boşunaymış meğer.  Göktürkler  hiç yokmuş.  Çinliler keçiler girmesin diye o kadar duvar örmüş, bakmışlar  “güzel gözüküyor, ileriki yüzyıllarda iyi turist çeker, bunu sedde  çevirelim”  demişler.  Türkler diye bir ırk olmadığı için Orta Asya’dan hiç göç edilmemiş.  Alparslan’ın Malazgirt zaferi  ‘Yurtaçan’,   II. Kılıçarslan’ın  Miryokefalon  zaferi   ‘Yurt tutan’  ve  Atatürk'ün Başkomutanlık Meydan Muharebesi  zaferi ‘Yurt kurtaran’ değillermiş.  “Aplarslan gelmeseydi,  Kılıçarslan olmasaydı  Osmanlı olur muydu ? Nasıl ki Osmanlı olmasaydı bu günkü Türkiye Cumhuriyeti olmaz idiyse?” sorusunu  da sormuyorum .  Ben beş bin yıllık bir tarihin mirasçısı hissediyordum kendimi ama değilmişim. E o zaman Azerbaycan ve diğer Türk devletleriyle de bir bağımız yokmuş.  Kısacası öğrendim ki kadını yarım, çocukları tecavüze uğrayan, kimsesiz ve yapayalnız bir ülkeyiz. Gerisi HİKAYE.

fatma madi

 
 
 
Etiketler: yazi
Yorumlar
Diğer Yazılar
Daktilo ile Bence öyleyiz!
Siyasetin olduğu her yerde insanlar mahkumdur!
Beyin Göçü
Gecenin Bi saatinde Voleybol Üstüne
Eczacıbaşı Vitra, Aklımda iken yazayım dediklerim...
Sabah Voleybolu
Voleybol Aşk'tır
Milli Görevdir
ELEŞTİRİYOR MUYUZ?
Sultanlar Ligi'nin En'leri
Voleybol Sever Sözü
Her şey voleybol için ...
Şiddete Şiddetle Karşıyız !?
Voleybolun yabancı sınırı ve Neslihan!
VOLEYBOL MERHABA!
Beyefendi Beşiktaş Voleybolu Feda mı Ediyor ?
İnessa Korkmaz, 11'e Karşı BİR!
Tur’dan Sonra, Tur’dan Önce!
Gözden Kaçamayanlar – 6
Neden Soru Sormuyoruz?
Birikmiş Yazılar - 1
'Onlar Yazar'sa Ben de Yazar'ım'
Kimse Eczacıbașı'nı eleştirmesin demiyorum!
Kadın İnsanlar!
Eczacıbașı Vitra'yı eleştireyim!
Ben de Karpol'e Soru-yorum
Voleybolun Don Kişot'u
Yalnız Değilsiniz!?
EczacıbaşıVitra'nın popüler oyuncusu Ceylan Arısan!
Üç Karmaşık Bir Doğru Eder Mi?
Gözde Yılmaz...
Ünlü Oldummmm
Bir Paranoyanın Günlüğünden - 4
Paranoyanın Günlüğünden – 3
Birlikte Gittiler Ne Demek?!
BU AY KANSER AYI!
Eczacıbaşı Vitra'da, Göremediklerimiz…
Futbolun Faturası
GÖZDEN KAÇAMAYANLAR-5
GELECEK SPORLA GELECEK
Bir Paranoyanın Günlüğünden -2
Olamadık ! Olamıyoruz !
Daha Hızlı, Daha Hırslı
Genç Sultanlar
Galibiyetin Mimarları
Genç Ama Tecrübeli
MHP KURULTAYINA DOĞRU -1
SESSİZ KALMA HAKKI KULLANILAMAZ !
ÇAPRAZ ÇIKMAZLAR…
BAŞROLDE MERAL
Voleybolumuzun gizli satış gücü
Hedef Turnuva Montreux
Lafın Tamamını Diyemeyince ?
Futbolun Utanç Gecesi! Trabzon'da neler oldu?
Voleybolda Gölge Büyümeye Devam Ediyor!
Son Adım, Son Düdük, Son Bayrak, Son Top…
“Anlamıyorsun Dede!”
BİR MAÇ HİKAYESİ… TRABZON İÇİN ÇOK ÖZEL BİR GÜNDÜ!
ARA BİTTİ YAZMAYA DEVAM !..
Not Defterimden 1
Voleybolu Eleştiri - Yorum
KOR-KU-YO-RUM !…
BİR KEÇİ HİKAYESİ…
BEN KİMİN TARAFINDA OLDUĞUMU BİLİYORUM, YA SİZ ?
Bir Parça İnsaf ...
İSMİN NE ÖNEMİ VAR
GÖZDEN KAÇAMAYANLAR
VOLEYBOLUN GÖZDEN KAÇAMAYANLARI
ANKARA’DAN RİO’YA GİDERKEN
BİTEN BİR SEÇİMİN ARDINDAN
MAKSAT MUHABBET - VOLEYBOL YAZILARI
FERMAN DEVLET’İNSE SEÇİM DE HALKINDIR
YA RABB NE GÜNEŞLER BATIYOR - DAĞLICA'DAN SONRA NE OLACAK ?
FİLLER VE ÇOCUKLAR
BÖREK DEYİP GEÇMEYECEKMİŞİZ
ANKARA'DA ŞAMPİYON OLMAK ZOR İKİ GÖZÜM
ÖYLESİNE YAZILAR
GÜL BAHÇESİ DERKEN ?
KENDİMLE HASBİHAL / BİL(M)İYORUZ
KORKUYORUZ
VOLEYBOLUN FETRET DÖNEMİ
KIRMIZI ÇİZGİLER / SEÇİMİ İSTEYEN PARAYI ÖDESİN
SIKILMIŞ BİR SEÇMENİN NOT DEFTERİNDEN ...
ŞAMPİYONUN ŞAMPİYONLARI
VOLEYBOLA GÖLGE DÜŞTÜ
ÖZ ÇERNOBİL ?
BİR KIZ ÜÇ ERKEK YA DA ÜÇ KIZ BİR ERKEK EKSENİ!
ÂKİLANE BİR İŞ VESSELAM / ALLAH'INI SEVEN GELSİN
EY/ALET / AFALLADIM
TRABZONSPOR, NEDEN BU HALDE?
BİR GARİP ALEM / EVET PROVOKATÖRÜM
YOLUN YARISI
SAVAŞTIK YORULDUK, ŞİMDİ BARIŞALIM MI?
Yanılmış Olmanın Tarifsiz Mutluluğu
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
60
0
5
3
19
27
2
Galatasaray
57
0
6
3
18
27
3
Fenerbahçe
55
0
6
4
17
27
4
Trabzonspor
51
0
6
6
15
27
5
Hatayspor
46
0
7
7
13
27
6
Alanyaspor
43
0
8
7
12
27
7
Gaziantep FK
43
0
7
10
11
28
8
Fatih Karagümrük
41
0
8
8
11
27
9
Göztepe
36
0
9
9
9
27
10
Antalyaspor
35
0
6
14
7
27
11
Sivasspor
33
0
7
12
7
26
12
Konyaspor
32
0
10
8
8
26
13
Yeni Malatyaspor
31
0
11
10
7
28
14
Kasımpaşa
29
0
14
5
8
27
15
Kayserispor
28
0
12
7
7
26
16
Çaykur Rizespor
28
0
11
10
6
27
17
Başakşehir FK
26
0
13
8
6
27
18
BB Erzurumspor
26
0
13
8
6
27
19
Denizlispor
24
0
15
6
6
27
20
MKE Ankaragücü
23
0
15
5
6
26
21
Gençlerbirliği
21
0
15
6
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı